Plaza Dili Nedir?

Çok kısaca özetleyecek olursak beyaz yaka dediğimiz, plazalar da çalışan kişilerin kendi aralarında kullandıkları şivedir. Şive dediğimle bakmayın, türkçe cümlenin içerisindeki bazı kelimeleri, özellikle de fiillerin yerlerini ingilizcesi ile  değiştirmektir aslında, Yani ortaya karışık bir dil kullanmaktır.

Sizin bu konudaki görüşünüz ne kadar katı olursa olsun, bu kurgu içerisinde yer aldığınızda hiç farketmeden, kafanızda cümleler bu şekilde yer almaya başlar ve sonra sizler için normalleşir, bir bakmışsınız sizde bu cümleleri kullanır olmuşsunuz:)

Güldür güldür ekibi bu komik durumu çok iyi özetleyen bir skeç hazırlamıştı. İsterseniz öncelikle onu izleyelim:)

 

Plaza Dilinde özellikle kullanılan bazı terimler vardır: toplantı set etmek gibi, third party çalışmak gibi.. (Yazının alt kısmında sizler için uzun bir plaza dili listesi paylaştık:))

Plaza Dili ile konuşmak Neden Önemli

Plaza dili ile konuşmak aslında sandığınızdan daha önemlidir. Şöyle düşünün siz eğer ortama ayak uydurmayıp kendinize göre davranırsanız, o ortam tarafından benimsenmezsiniz ve kendini yabancı hisseder olaylara dahil olmazsınız, fransızca konuşulan bir yerde italyanca konuşmak gibi bir durumdur.

Dışarıdan bakıldığında oldukça anlamsız gelen plaza dili, o ortamda çalışanlar için oldukça doğal bir süreci ifade etmektedir. Çünkü çevredeki herkesin aynı dili kullanması yadırganacak bir durumun oluşmasını engellemektedir.  Plaza dili sadece plaza içinde kullanılmalıdır.

plaza-dili

Plaza Dilinde Kullanılan Kelimeler

Third party – İş ortakları
Soft copy – Elektronik kopya
Focuslanma – Odaklanma
Wording – Yazım/ifade
Hard copy – Çıktı
Yapılabilite – Yapılma ihtimali
Taşere etmek – Taşeronla çalışmak
Kontent – İçerik
Refere etmek – Gönderme yapmak
Confirm etmek:Onaylamak
Push etmek:Destek vermek
Check etmek:Kontrol etmek
Point etmek:İşaret etmek
Handle etmek:Halletmek
Meeting set etmek:Toplantı düzenlemek
Forward etmek: İletmek
Assign Etmek: Görevlendirmek, İşleri Dağıtmak…
Brieflemek: Projeyle ilgili yazılı olarak bilgilendirme yapmak
Concern: Endişe, Tereddüt
Deadline: Bir işin/projenin son teslim tarihi
Joint Venture: Ortak Teşebbüs
Lead Etmek: Liderlik yapmak
Must: Zorunluluk
Overall: Genel
Please Proceed Lütfen: Lütfen ilerleyelim
Quarter: Çeyrek
Schedule Etmek: Randevu ayarlamak
Timeline: Zamanlamalar
Urgent: Acil
Verify Etmek: Doğrulamak
Year to Date: Yılbaşından bu güne kadar

 

Beyaz Yakaların Kullandıkları Plaza Dili Cümleleri:

  • Bu proje sizin için nice to have mi, yoksa must mı?
  • Sustainability manage edilmedikçe company improve olamaz
  • Task’e beni de assign ettiysen konsolide şekilde bakıyor olalım
  • Start’ı verelim, baktık handle edemiyoruz hold’da tutar en kötü delete ederiz
  • O good’ları sell edebilmen için o fixed cost’ları incur etmen gerekiyor
  • Toplantıyı set ettiysek sizi meeting room’da bekliyor olacağım
  • Power point sunumunu print out yapıp hard copy’sini almış olalım
  • Sizinle hemen bir meeting set edelim
  • O kadar strong process var ki outsource yapmak must oldu
  • Deadline yaklaşıyor, client’ları assemble edelim
  • konuyu da finalize ediyorum
  • Third partyler call back edildi mi?
  • Onlar bir draft yollasın
  • To-the-point olmak
  • Bu case’i handle edebiliyor olmalıyız arkadaşlar
  • Önce biraz brainstorming yapıyor oluruz
  • mailleri de forward ediyorum
  • Ayrıca taskleri de schedule ediyorum
  • Team i lead etmek – ekibi idare etmek
  • Sizi hemen projeye assign ediyorum